Düdül Yayla Yolu Unutuluyor mu
Espiye Düdül Yayla Yolunu bilir misiniz? Eskiler bilir ama yeni nesil pek bilmez sanırım.Hemn burada bilmeyenler için kısaca belirtelim:Düdül Yayla yolu Espiye’ye bağlı Kurugeriş-Seydiköy Köyü istikametinde Karaovacık ve civar yaylalara ulaşmak için kullanılan bir yaya yoludur. Yolda yolculuk yapılırken Çayırboğazı mevkiine kadar tabiat harikası ormanlardan geçilir.Eskiden yaylaya bu yoldan yaya gidilip gelinirdi. Bu eski ve tarihi yol araba yollarının nerdeyse her kapıya ulaştığı günümüzde nerdeyse hiç kullanılmaz hale gelmiş durumda. Şimdilerde bu yolumuz nerdeyse kaybolmak üzere. Yollar ot ve çimen bağlamış, yol kenarlarındaki çalı ve ağaçlar yolları tutmuş durumda.

Ancak her şeye rağmen bu yol unutulmamalı dedik ve geçtiğimiz günlerde bu yoldan bir yolculuk yaptık. Yayladan köye indik.6-7 saatlik yolu biz 12 saatte yürüdük.Tadını çıkara- çıkara, soğuk sulardan kana- kana içerek,o tabiat harikası yerleri seyrede- seyrede indik köye.Gelin birlikte Düdül yayla yolundan doğru köye bir yolculuk yapalım.
Takvim yaprakları 8 Temmuz 2010’u gösteriyordu. Sabah saatlerinde yaylada hava kapalıydı. Ancak yola çıktığımız saat olan 07:30’lardan itibaren hava açtı ve yerini pırıl-pırıl bir hava aldı.

Yaslıalan Obası başındaki o çeşmeden su içmeden geçemedik. Perper mevkiinde küçük bir mola verdik. Perper Taşına çıkıp etrafı temaşa ettik. Fotoğraf ve video çekimlerimiz oldu. Bu arada aşağı taraflarda sis vardı.Dolayısıyla oradan köyleri görme fırsatımız da olmadı.Yoksa oradan köyler ve hatta Espiye Gölağzı sahilleri bile görünüyordu.Ama o gün sis buna mani oldu.2007’de Fatih ŞAHAN’la ve 2008’de Sinan ŞAHAN’la aynı istikamette yaptığımız yolculuklarda hava her tarafta açık olduğundan bu söylediğimizi gerçekleştirme fırsatımız olmuştu.2009 da ise bu yolculuğa fırsatımız olmamıştı.
Bölcekağaç’ı soracaksınız belki. Aynen bıraktığınız gibi. O yokuşun dibindeki su da aynen duruyor.Çeşme şırıl-şırıl akıyor.Oradan da su içtik.
Ve Çayırboğazı…Nerde o eski Çayırboğazı? Eskiden pek şen olurdu burası. Şimdilerde pek sessiz ve yalnız. Aşağı giderken mutlaka o kahvede çay içerdik. Şimdi kahve duruyor ama kapalı.Zaten yıkılmak üzere.Değirmen mi? Değirmen tamir edilmiş.Bak bu güzel işte.Biz kahvenin yanında çimenler üzerinde küçük bir kahvaltı yapıp yolumuza devam ettik.Bu arada aşağıdan gelenler oldu.Onlara Düdül’de Adem emminin mekanının açık olup olmadığını sorduk.Açıkmış.Demek orada çay içebileceğiz dedik ve boğazdan aşağı yola koyulduk.Bu arada bir-iki de torpil salladık boğazdan aşağı.Orman müthiş yankılanıyor.Ortalığa bir şenlik geliyordu ki sormayın gitsin.Tıpkı eskisi gibi.Tıpkı eski otçu göçünde olduğu gibi.

Koyun Yokuşu, Jandarma Mezarlığı, Uzun Arkuru, Pireli Çam, İniş Dibi, Tanrıalanı, Şal Düzü, Karaoluk, Maden Obuzu, Kılan Çeçmesi, Düdül, Kürünlü Yokuşu, Cingirtlik, Avluca Sapağı, Kabaktepe, Büyük Bayrakalanı, Küçük Bayrakalanı, Meşeli Yatak, Andızcık, Hanbarcık ve Kumluk. İşte bu yayla yolumuzdaki mevki isimleri. Yayladan Ceniğe gelirken bu yerlerden geçersiniz.

Bu yoldan geçip de Kara Oluk’tan su içmediyseniz bu yoldan yürüdü saymazlar sizi.Biz de öyle yaptık.Hala eskisi gibi duruyordu Karaoluk. Kana-kana içtik.Bu arada tam orada bir grup genç ile karşılaştık.Onlar da bu yoldan yürümenin meraklılarındanmış.Her sene bu zamanlar bu yoldan yürüme yaylaya çıkarlarmış.İşte o gün de Espiye,Kızıldere ve Arpacık dan bir araya gelip arabayla yola giren bu gençler arabalarını Avluca’da bırakıp oradan yukarı yaya olarak yaylaya çıkmak üzere yola girmişler.İşte bizimle aynı gayede olan bu gençlerle Karaoluk’ta buluştuk.Onlar yukarı devam ederken biz aşağı devam ediyorduk.Ama gayemiz aynıydı: Bu yolu gündemde tutmak bu yolu unutturmamak.
Saat 14:00’te Düdül’e ulaştık. Adem Emmi bizi bekliyormuş sanki. Zaten bizim geldiğimizi anlamış olmalı atılan torpillerden.Kapıda bekliyordu.

Düdül’de 1 saat mola verip yemek yedik namazlarımızı kıldık. Adem emminin kara ateşte demlediği çaydan içtik. Burası tabiat harikası bir yer. Araba yolu geçmiş olsa piknik ve mesire yeri olmaya son derece müsait. Buz gibi su, güzelim çam ağaçları ve yem-yeşil çimenler.Keşfedilmeyi ve değerlendirmeyi bekleyen tabiat harikası bir yer.Yakında yol geçeceğini umuyoruz.Yol gelmesi için yollardan ve ormandan fotoğraflar çektik.Gerekli yerlere göndereceğiz.Orman İşletmenin bu yolu gündemine alacağına inanıyoruz.Tabi civar köy muhtarlarıyla siyaset adamlarımızın ilgilenmesi de lazım.Bir yere not ediniz şimdiden.Yol geçince ailecek piknik yapmaya bekliyoruz.Hatta çadırınızı da almayı unutmayınız.Bence burada bir gece kalmak her şeye değer.

Saat 15:00’lerde tekrar yola koyulduk. Az ilerdeki kahveler yıkılmış, yer ile yeksan olmuş, yolları ot tutmuştu. Oradaki Çeşmeden de su içip ağır- ağır yolumuza devam ettik.Önümüzde ne var dersiniz? Cingirttik. Cingirttik konusunda çok efsane duymuş olmalısınız. En meşhuru şu: Oraya taş atarsanız yağmur yağarmış.Oradan aşağı giden tünelin dereye kadar indiğine inanılır.Ama gerçek ne bilen yok.Biz taş atmadık.Zaten hava bozuk.Sonra yağmura tutuluruz dedik! Taş atmadık ama daha beterini attık. Torpil attık. Arkadaş bu sefer kar yağmasın sakın! demesin mi?
Ve Avluca sapağı. Soldan giderseniz Avluca ve Yeniköy’e inersiniz, sağdan giderseniz Kurugeriş, Yeşilköy, Seydiköy ve Gümüşdere’ye inersiniz. Eskiden Taflancık,Dikmen ve Arpacık’lılar da bu yoldan yaylaya çıkarlardı.Avluca Sapağında da yol nerdeyse kaybolmuş durumda.

Kabaktepe’deyiz. Her zamanki gibi alt yoldan gittik. Çünkü o tarihi çeşmeden de su içecektik. Zaten susamıştık.Üstten giderseniz su içemezsiniz.Biz de alttan gidip o taş çanaktan su içtik ve yolumuza devam ettik.
Hambarcık’a geldiğimizde artık yolun sonuna doğru yaklaştığımızın habercisiydi. Eskiden o kahve açık olurdu çay içerdik. Şimdiler de o kahve de kapalı. Hambarcık mezarlığında Fatiha’mızı okuyup devam ettik. Kumluk’a geldiğimizde arkadaş buraya neden kumluk denmiş, hani kum dediği sırada işte sana kum, demek burası ismiyle müsemma bir yermiş dedim.Zira yolun tam ortasında kum birikmişti.Zemin buna müsaitti.Demek ki atalarımız boşuna KUMLUK dememişler.Kumluk’tan sonra da köye giriş yaptık.

Sabah 07:30’da Karaovacık’tan başlayan yolculuğumuz 19:30’da Kurugeriş’te sona erdi.Şimdi bir sonraki yürüyüşümüzü bekliyoruz.Buradan başta Kurugeriş olmak üzere civar köylere sesleniyoruz.Gelecek sene otçu göçünü eskisi bibi bu yoldan hep birlikte yapalım.Köy derneklerimiz bunu organize edebilir.
Yazılım & Teknik Destek: HULUES
Espiyenin her köşesi ve giresunun her köşesi bir harika fakat ne tazıkki başkalarına kulp olma zihniyetini hic bırakamıyoruz onun icin yeni nesil artık muhteşem yerlerimizi tanımakta güclük cekiyor aslında dernekler tüm yaptığı gecelerde slayt göstererek veya e 5 yan yol espiye merkezde ekran gösterisi ile cok güzel tanımlar olur bunları yaparsak önemi cok artar turizimin geliri peşin para ve canlı para dır dahası var unut mayalım