Kapıdan Yetişen Dana Öküz Olmaz
Giresun sevdası tüm Türkiye tarafından bilinen Av.Murat TOKER in Giresun dergisinde Kapıdan Yetişen Dana Öküz Olmaz başlığı İle yayınlanan yazısında e Şebinkarahisarı konu almış..
Her insan doğup büyüdüğü şehrin il olmasını hatta mümkünse başkent olmasını ister. Her hemşehrimizde Şebinkarahisar ın il olmasını canı gönülden ister. Bizde istiyoruz da her gün Allah a milli piyangodan bana ikramiye çıkar diye dua edip ancak bilet almayan ihtiyara benziyoruz.
Şebinkarahisar ın il olması için önce siyasi gücünün olması lazım. Şebinkarahisar yanlış politikaları sebebiyle kaç senedir milletvekili çıkaramıyor. Önce yerel siyasiler, Amerika yı yeniden keşfetmeyecekler. Hemen komşu ilçemiz Alucra ya bakacaklar. Hiçbir dönemde Ankara da parlamentersiz kalmıyorlar. Aklın yolunu uyguluyorlar. Sahile kurdukları iyi diyalogların karşılığını alıyorlar.
Bir şey istiyorsan kimden isteyeceğini bileceksin ve gereğini yapacaksın. Yerel bir televizyon kanalında hemşehrimiz bir türkücünün programında söz alan bir dernek yöneticisi, türkücü hemşehrimize:“Ağabey sen de desteğini verde il olalım” deyince hayret edip şaşırmıştım.
Bir ilçenin il olması için siyasi gücünün olması lazım.Bir ilçeyi ancak Ankarada ki Türkiye Büyük Millet Meclisi il yapar. Şebinkarahisar ın yerel siyasi yöneticileri biz niye otuz senedir parlamentoya bir temsilci gönderemiyoruz? Biz nerede hata yapıyoruz diye düşünmeliler.
Şimdi bizim gerçeklerimize bakalım. Şebinkarahisar ın il olmayı istemesi sahile husumet beslemesini gerektirmez, sahille iyi ilişkiler kurmasına, parlamentoya bir Şebinkarahisarlı hemşehrimizi göndermemize mani değil. Bizi Keşap lılar mı ilçe yaptı? Derelililer mi ilçe yaptı? Bulancaklılar mı ilçe yaptı? Göreleliler mi ilçe yaptı? Yoksa Giresun merkezi imza toplayıp Şebinkarahisar ilini ilçe yapıp bize bağlayın diye Ankara ya mı gitti?
Önce Şebinkarahisar sahille iyi diyalog kuracak milletvekili çıkararak ve menfaatlerini daha iyi savunacak. Giresun un bütün ilçelerinin de desteğini arkasına alacak.
Şebinkarahisar il olmak için mücadelesini verirken asıl olanın aş olduğunu, iş olduğunu göçü durdurmak, insanların refahını artırmak ve yol meselesini halletmek olduğunu gözden kaçırmamalı.
Şebinkarahisar dünyaya tek pencereden bakarsa gözü diğer güzellikleri görmez olur.Halbuki gurbetteki Şebinkarahisarlılar il olmak kadar belki ondanda önemli bir iş başardı. Ancak farkında değil. Hani derler ya “Kapıdan çıkan dana öküz olmaz” Şebinkarahisar toprağından çıkan Şükrü Genç diye bir hemşehrimiz, gurbetteki Şebinkarahisarlılara ve Giresun’un değişik sahil ilçelerinden Sarıyer’e yerleşen hemşehrilerimizin desteğiyle Türkiye’nin ekonomisine siyasilere yön veren İstanbul’un bir ilçesine belediye başkanı oldu.Sarıyer nüfus olarak on Anadolu vilayetinin karşılığıdır. Sarıyer ekonomik güç olarak otuz Anadolu ilinin karşılığıdır.İşte gurbetteki Şebirkarahisarlılar bileklerinin gücüyle on milletvekilliğinden daha önemli bir siyasi mevzi kazandılar.
Şimdi bu seçilen belediye başkanının siyasi görüşü partisi hiç önemli değil. Önemli olan Şebinkarahisar dan çıkan bir hemşehrimizin Sarıyer gibi bir yerin belediye başkanlığını kazanmasıdır. Şebinkarahisar ne kazandığını fark etseydi seçim gecesi yediden yetmişe herkes siyasi düşüncesini, partisini bırakıp sokaklara dökülürdü, bayram yapardı. Bütün ulusal medyaya gündem olurdu.Şükrü Genç’i tanımam, bir defa Giresun Dergisi’nin toplantısında karşılaştım. Siyasi görüşlerimiz, partilerimiz farklı. Başta kendisi olmak üzere seçilmesine emeği geçen bütün Şebinkarahisarlı ve Giresunlu hemşehrilerimi ayakta alkışlıyorum.
Gurbette politika yapmış biri olarak ne büyük başarıya imza attığını bilenlerdenim.Bügün Şebinkarahisar nüfusunun en az beş katı hemşehrimiz İstanbul da yaşıyor. İnanıyorum ki onlar için Şükrü Genç’le İstanbul da daha onurlu, daha başı dik, kendilerine güvenleri artmış yeni bir hayat başlayacak.
Şebinkarahisarlının son elli yılında Şebinkarahisar’a ve Şebinkarahisarlıya artı getiren iki önemli olay var.Birincisi Şükrü Genç’in İstanbul dan belediye başkanı seçilmesi. Ikınıcısı de kurulan yüksek okul. Bu yüksek okulun kurulmasında ve gelişmesinde emeği geçen kurucu müdür hemşehrimiz Prof. Dr. Mustafa Zahir Bakıcı değil de başka bir ilden gelen hemşehrimiz olmayan biri olsaydı şimdiye kadar üniversiteye giden caddeye ismi verilirdi ve doğru da yapılırdı.
Prof. Dr. Mustafa Zahir Bakıcı’yı üniversite öğrenci yıllarından sonra görmedim. Karşılaşmadım da. Kendisini gençliğinden tanıdığım kadarıyla hemşehrilerinden asla böyle bir beklentisi olmaz.Şebinkarahisarlıya yakışan hiçbir siyasi hesap yapmadan vefasını göstermektir. Zahir Bakıcı’nın ismini üniversiteye giden caddeye vermektir.
Av. Murat TOKER
Bursa Giresunlular Derneği Başkanı
- Editöre Mail
- Yukarı
- HABER YORUMLARI | Tüm Yorumlar
- YORUM YAZ
- Yazdır
Yazılım & Teknik Destek: HULUES